11 Mart 2017 Cumartesi

Ofçay Efsanesi





   Güneşli, pırıl pırıl bir sabaha uyandım bugün. Böylesi günlerde içim umutla dolar. Keyfimi tamamlamak, yeni yapacağım tariflere odaklanmak ve en önemlisi de günümün güzel geçmesi için her zaman yaptığım gibi kahvaltıyı hazırladım, hemen bir çay demledim. Kahveyi ne kadar  çok sevsem de, sabah kahvaltısının vazgeçilmezi tabi ki çaydır.


Düşünüyorum da bu topraklarda doğmuş, büyümüş her insan işte, okulda, arkadaşlarla güzel bir sohbet sırasında, bir kıtadan diğerine vapurla geçerken, soluklanırken, herhangi bir şeyi beklerken o kısacık arada dahi hep sıcacık bir bardak çay arıyor. Çay ile bu denli iç içe geçmiş bir toplumda herkes doğal olarak en iyi çayı içmek istiyor. İçtiğimiz çaya güzelliğini katan neydi? Yalnızca toplanan yapraklar mı önemliydi yoksa başka etkenler de var mıydı çayın kalitesini belirleyen?  Kafamdaki tüm bu düşüncelerle çayın hikayesini araştırmaya koyuldum ve karşıma Ofçay çıktı. Çayın üretiminin yalnızca yaprak toplamaktan ibaret olduğunu düşünürken bambaşka aşamalarıyla karşılaştım bugün. Meğer her anımızda olan, severek içtiğimiz çayın bize gelişi ne kadar çok emek istiyormuş.



 Tıpkı sizinle paylaştığım tariflerdeki önemli detaylar gibi, çay üretiminde de asla atlanmaması gereken ne çok detay varmış. Yaprakların toplanmasından, yanmadan üretim tesislerine taşınmasına ( ilginç bir bilgi, yapraklar dalından koparıldıktan 1-2 saat içerinde yanıyor ve bozuluyormuş. ) fırınlanmasından, harmanlanmasına kadar olan süreç tam bir ustalık işi! Bir besin zinciri gibi düşünün, bir halka koparsa o zincir artık sağlam duramaz. Çay üretiminde de emek verenlerden bir tanesi eksik olsa, içtiğimiz çay bize o mükemmel tadı veremez. "Ofçay'ın" dökme siyah çayının kendine özgü lezzeti, özel harmanının ve bahsetmiş olduğum tüm aşamalarda gerekli özeni gösteriyor olmasının bir sonucu. 

Şimdi avuçlarımı ısıtan çaydan bir yudum daha aldığımda, gerçek bir çay içtiğimi hissediyor ve çaya doyuyorum.





















@gul_tasarimm