24 Mart 2017 Cuma

Krem Karamel



Malzemeler:

  • 4 yumurta sarısı
  • 2 yumurta
  • 45 gr. kahverengi şeker
  • 275 ml. krema
  • 150 ml. süt
  • 1 vanilya çubuğunun taneleri
  • Bir fiske tuz
  • 150 gr. şeker + 50 ml. su (karamel için)




Yapılışı:
  1. Yumurtaları, yumurta sarılarını ve kahverengi şekeri mikser ile homojen olana kadar çırpın.
  2. Krema, süt, vanilya taneleri ve  tuzu bir tencereye koyun. Ocakta orta ateşte kaynama noktasına kadar ısıtın.Ocaktan alın.
  3. Azar azar yumurtalı karşıma ekleyin. Sürekli karıştırarak, azar azar eklemeye özen gösterin, yumurtalar pişmesin.
  4. Oda sıcaklığına gelince 2 saat kadar buzdolabına kaldırın.
  5. Bir sos tenceresine 50 ml. suyu ve 150 gr. şekeri koyun, karıştırın. Orta yüksek ateşte, koyu  karamel rengi alana kadar, yakmadan ve karıştırmadan bekleyin ve ocaktan alın.
  6.  4 adet orta boy  ramekini veya ısıya dayanıklı kapların içine karameli paylaştırın.10 dakika kadar soğumasını bekleyin.
  7. Fırını 150 C'de ısıtın. Buzdolabında bekleyen harcı ince bir süzgeçten süzün, kaplara paylaştırın. Derin bir tepsiye yerleştirin ve kapların yarısına kadar sıcak su ekleyin. Fırının orta bölmesinde 35 dakika kadar, kenarlar sabit ortası hafif sallanır kıvamda pişirin.
  8. Fırından alın, oda sıcaklığına gelince buzdolabına kaldırın ve 3 saat kadar soğumasını bekleyin.
  9. Kenarlarını ince uçlu bir bıçakla hafif sıyırın ve servis tabaklarına ters çevirin.


Reçete Gourmet Traveller sitesinden uyarlanmıştır.

22 Mart 2017 Çarşamba

Bol Çikolatalı Pasta




Malzemeler:

  • 4 yumurta sarısı + 75 gr. şeker
  • 140 gr. tereyağı
  • 225 gr. %60 kakao çikolata
  • 4 yumurta beyazı + 75 gr. şeker
  • 50 gr. elenmiş un 
  • bir fiske tuz
Yapılışı:

Fırını 180 C'de ısıtın. 20-22 cm.  kelepçeli kalıbı tereyağı ile yağlayın. Hafif un veya kakao serpin, kalıbı döndürerek her tarafına dağılmasını sağlayın ve ters çevirip fazlasını silkeleyin.

  1.  Orta boy bir tencereye 2-3 parmak kadar su koyun ve ocakta kaynatın. Ocağın altını kısın. Tereyağı ve çikolatayı cam veya porselen bir kaba koyun. Tencerenin üstüne oturtun. Taban kısmına su değmemesine dikkat edin. Tereyağı ve çikolatayı ara sıra karıştırarak benmari eritin. Kenarda beklesin.
  2. 4 yumurta sarısı ve 75 gr. şekeri 3-4 dakika rengi açılana ve hacim kazanana kadar mikser ile çırpın.
  3. 4 yumurta beyazını başka bir kapta, mikser ile çırpmaya başlayın. Köpürmeye başlayınca azar azar 75  gr. şekeri ekleyin. Dokusu bulut gibi olana, kabı ters çevirdiğinizde dökülmeyecek kıvama gelene kadar çırpmaya devam edin. Kenarda beklesin.
  4. Çikolatalı karışımı, yumurta sarısını, 50 gr. unu ve tuzu spatula ile homojen olana kadar karıştırın.
  5. Yumurta beyazlarını 3 seferde çikolatalı harca, yedirin. Alttan üste doğru dairesel hareketlerle söndürmeden karıştırmaya özen gösterin. Kabartıcı içermeyen bir kek olduğu için yumurta beyazlarının sönmemesi çok önemli...
  6. Harcı 5 dakika bekletin ve dikkatli bir şekilde kalıba dökün. spatula ile üstünü düzeltin.
  7. Fırında 40-45 dakika arası pişirin. Fırından alın oda sıcaklığına gelince kalıptan çıkartın ve 15-20 dakika buzdolabında bekletin.


Çikolata Sos:
  • 150 gr. %60 kakao bitter çikolata, küçük parçalar halinde
  • 150 gr. krema
  • bir fiske deniz tuzu
Kremayı ocakta kaynama noktasına kadar ısıtın, çikolataların üstüne dökün, tuzu ekleyin. Bir sefer karıştırın, 1 dakika bekleyin homojen olana kadar tekrar karıştırın. 10 dakika oda sıcaklığında bekletin ve kekin üstüne yayın.
Kek reçetesi, Le Cordon Bleu sitesinden uyarlanmıştır.



Not: 3 gün üstü kapalı bir şekilde  buzdolabında tazeliğini korur. Servisten 20 dakika önce buzdolabından çıkartın. Tavsiyem 1 gün dinlendikten sonra tüketilmesi, aroması tavan yapıyor:)
devamı

12 Mart 2017 Pazar

Zerdeçallı Fındıklı Kurabiye




Malzemeler:

  • 113 gr. oda sıcaklığında tereyağı
  • 200 gr. şeker
  • 60 gr. süzme yoğurt
  • 1 çay kaşığı limon rendesi
  • 2 large yumurta
  • 1 tatlı kaşığı vanilya özütü veya vanilya
  • 340 gr. un
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 2 1/2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1/4 çay kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı zerdeçal
  • 50 gr. kavrulmuş ince  dövülmüş fındık veya (ceviz, badem) Bunlarda kullanmadım ama ikinci defa yaptığımda fındık kullandım, kesinlikle çok yakıştı.

Yapılışı:

Fırını  180 C'de ısıtın.  Fırın tepsisine pişirme kâğıdı serin.
  • Tereyağı ve şekeri 5 dakika, hacimlenip krema kıvamına gelene kadar mikser ile karıştırın.
  • Yumurtaları tek tek ekleyin. Bir yumurta karışmadan diğerini eklemeyin. Kabın kenarlarını spatula ile arasıra sıyırın.
  • Kuru malzemeleri ( fındık hariç) başka bir kapta tel çırpıcı ile karıştırarak havalandırın.
  • Yoğurt, limon rendesi ve vanilya özütünü başka bir kapta karıştırın.
  • Tereyağlı karışıma ilk olarak kuru karışımın yarısını ekleyin, hafifçe karıştırın. Yoğurt karışımının tamamını ekleyin, karıştırın ve kalan kuru malzemeyi ekleyip karıştırın. Bu karıştırmalar un kaybolana kadar olmalı, kesinlikle fazla karıştırmayın.
  • Fındığı da ekleyip hafif karıştırın.
  • Fırın tepsisine aralıklı olacak şekilde, ceviz büyüklüğünde bir kaşık yardımıyla dizin. Ben dondurma kaşığı  ile dizdim. Kurabiyeler oldukça genişliyor, bunu göz önünde bulundurun.
  • Fırının orta bölmesinde 15 dakika kadar (bu süre kurabiyelerin büyüklüğüne göre değişir) Üstleri açık renk, taban kısmı hafif kahverengi olduğu zaman fırından alın.
  • Diğer kurabiyeleri de aynı şekilde pişirin.
  • Soğuyunca üstüne pudra şekeri serpip, servis yapın.
         Reçete wholebiteblog.com sitesinden uyarlanmıştır.


Not:  Aynı gün yoğurulup pişmesinde fayda var. Ben yarısını ertesi gün pişirdim, ilk pişirdiğim kurabiyelerin daha güzel olduğuna karar verdim. 3 gün kapalı bir kapta tazeliğini koruyor.
devamı

11 Mart 2017 Cumartesi

Ofçay Efsanesi





   Güneşli, pırıl pırıl bir sabaha uyandım bugün. Böylesi günlerde içim umutla dolar. Keyfimi tamamlamak, yeni yapacağım tariflere odaklanmak ve en önemlisi de günümün güzel geçmesi için her zaman yaptığım gibi kahvaltıyı hazırladım, hemen bir çay demledim. Kahveyi ne kadar  çok sevsem de, sabah kahvaltısının vazgeçilmezi tabi ki çaydır.


Düşünüyorum da bu topraklarda doğmuş, büyümüş her insan işte, okulda, arkadaşlarla güzel bir sohbet sırasında, bir kıtadan diğerine vapurla geçerken, soluklanırken, herhangi bir şeyi beklerken o kısacık arada dahi hep sıcacık bir bardak çay arıyor. Çay ile bu denli iç içe geçmiş bir toplumda herkes doğal olarak en iyi çayı içmek istiyor. İçtiğimiz çaya güzelliğini katan neydi? Yalnızca toplanan yapraklar mı önemliydi yoksa başka etkenler de var mıydı çayın kalitesini belirleyen?  Kafamdaki tüm bu düşüncelerle çayın hikayesini araştırmaya koyuldum ve karşıma Ofçay çıktı. Çayın üretiminin yalnızca yaprak toplamaktan ibaret olduğunu düşünürken bambaşka aşamalarıyla karşılaştım bugün. Meğer her anımızda olan, severek içtiğimiz çayın bize gelişi ne kadar çok emek istiyormuş.



 Tıpkı sizinle paylaştığım tariflerdeki önemli detaylar gibi, çay üretiminde de asla atlanmaması gereken ne çok detay varmış. Yaprakların toplanmasından, yanmadan üretim tesislerine taşınmasına ( ilginç bir bilgi, yapraklar dalından koparıldıktan 1-2 saat içerinde yanıyor ve bozuluyormuş. ) fırınlanmasından, harmanlanmasına kadar olan süreç tam bir ustalık işi! Bir besin zinciri gibi düşünün, bir halka koparsa o zincir artık sağlam duramaz. Çay üretiminde de emek verenlerden bir tanesi eksik olsa, içtiğimiz çay bize o mükemmel tadı veremez. "Ofçay'ın" dökme siyah çayının kendine özgü lezzeti, özel harmanının ve bahsetmiş olduğum tüm aşamalarda gerekli özeni gösteriyor olmasının bir sonucu. 

Şimdi avuçlarımı ısıtan çaydan bir yudum daha aldığımda, gerçek bir çay içtiğimi hissediyor ve çaya doyuyorum.





















devamı

9 Mart 2017 Perşembe

Hindistan Cevizli Kek





Malzemeler:

  • 3 large yumurta
  • 280 gr. şeker
  • 150 gr. tereyağı
  • 2 tatlı kaşığı vanilya özütü veya vanilya
  • 180 gr. un
  • 80 gr. hindistan cevizi
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 150 ml. Süt ( Reçetenin orijinali 150 ml. espresso olarak geçiyor, ben süt kullanmayı tercih ettim)

Yapılışı:

Fırını 175 C'de ısıtın. 20 cm. Borulu kek kalıbını tereyağı ile yağlayın, her tarafına un serpin ve unun fazlasını silkeleyin.
Not: Ben 24 cm. kalıpta pişirdim, çok güzel oldu:)
  1. Tereyağını eritin. Soğuyunca sütle karıştırın, kenarda beklesin.
  2. Yumurta ve şekeri 5 dakika orta hızlı devirde çırpın.
  3. Un, tuz, kabartma tozu ve hindistan cevizini başka bir kapta karıştırın ve yumurtalı karışıma ekleyin, karıştırın. Sadece un kaybolsun yeterli...
  4. Sütü ve vanilya özütünü ekleyin, homojen olana kadar karıştırın, fazla karıştırmayın.
  5. Isınmış fırında 50 dakika kadar pişirin. Kürdan kontrolü yapmayı unutmayın.
  6. Fırından alın 10 dakika sonra kalıptan çıkartın.


Ben servis esnasında Dulce de leche ile servis yaptım. Siz dilediğiniz bir sos, taze meyveler veya pudra şekeri serperek servis edebilirsiniz.



Reçete Linda Lomelino'nun callmecupcake sitesinden adapte edilmiştir.
devamı

1 Mart 2017 Çarşamba

Limonlu Kek







 Limonlu kek, ama biraz farklı, farkı ne derseniz," şeker yerine pudra şekeri kullanılması, diğeri ise tereyağı ve kremanın birlikte kullanılması diye yanıt verebilirim", ikisi bir araya gelince damakta bıraktığı lezzet unutulmaz oluyor...

Malzemeler:

  • 4 large yumurta
  • 220 gr. pudra şekeri
  • 270 gr. un
  • 150 ml. krema
  • 100 gr. eritilmiş, soğumuş tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
  • 1 limon rendesi
  • 1 tatlı kaşığı vanilya özütü veya vanilya
  • 10 gr. kabartma tozu (1 paket)
  • 1/4 çay kaşığı tuz




Yapılışı:

Fırını 180 C'de ısıtın. 24 cm.  borulu kek kalıbını tereyağı ile yağlayın ve hafif un serpin. Unun fazlasını silkeleyin.
  1. Un. kabartma tozu, tuzu bir kaba eleyin. Kenarda beklesin.
  2. Pudra şekeri ve yumurtaları karıştırma kabına koyun ve mikser ile 3-4 dakika çırpın.
  3. Unlu karışımını ve kremayı aşamalı olarak ekleyin ve spatula ile homojen olana kadar karıştırın. Un-krema-un- krema-un şeklinde ilerleyin.
  4. Erimiş tereyağı, limon rendesi ve limon suyunu da ekleyip spatula ile karıştırın.
  5. Kek kalıbına dökün, fırının orta bölmesinde 40-45 dakika pişirin. Kürdan kontrolü yapmayı unutmayın.
  6. Fırından alın, 10 dakika bekleyip kalıptan çıkartın. Soğutma telinde soğuduktan sonra, bol pudra şekeri serperek servis yapın...


Reçete An İtalian in my kitchen (anitalianinmykitchen.com) sitesinden uyarlanmıştır.

devamı

Güçlü Kadınlar Konferansı






Kadınlar “şimdi güçlenme zamanı” dedi

Avon ve Hürriyet iş birliğinde düzenlenen “Güçlü Kadınlar Konferansı”, toplumun farklı kesimlerinden kadınları, ortak sorunlar ve çözüm yolları etrafında bir araya getirdi. İlham veren başarı hikayelerinin paylaşıldığı konferansın sonunda okunan “Güçlü Kadın Manifestosu” ile bütün kadınlara, kendi hikayelerini yaratmak ve güzel bir geleceği şekillendirmede aktif rol alma çağrısı yapıldı.

AVON ve Hürriyet, kadınların toplumsal yaşamdaki varlıklarını ve güçlü seslerini dile getirmek ve ilham veren hikayeleri daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla bu yıl ilk kez “Güçlü Kadınlar Konferansı”nı düzenledi. Konferansın dört farklı oturumunda kadın hakları, girişimcilik, sosyal sorumluluk çalışmaları ve fark yaratan kadın hikayeleri ele alındı. Konferansın moderatörlüğünü Dr. Fatoş Karahasan, Cengiz Semercioğlu ve Yonca Tokbaş üstlendi.

     Sosyal medyanın sadece gidilen mekanlar, paylaşılan eğlenceli anlar, gezi ve yemek fotoğrafların ibaret olmadığı, biz kadınların sesimizi, gücümüzü, yaptığımız sosyal sorumluluk projeleriyle, paylaşılan olumlu mesajlarla daha fazla yayılacağına yürekten inanıyorum. Ben kendimden örnek vermek istiyorum. İki erkek evladı olan, eşine ve çocuklarına karşı sorumluluğu fazla olan bir anneyim ve şu ana kadar hiç çalışmadım. Yurt dışından geldiğimizde eğitim ve dil konusunda çocuklarım çok zorlandı. Çok başarılı pırlanta gibi iki evladımı kaybetmekten çok korktum. 4 yıl 4 duvar arasında, onları tekrar başarılı ve mutlu çocuklar yapabilmek için çok uğraştım. Elimden sözlük düşmedi, okullarında saatler geçirdim. Bir yabancıya Türkçe öğretir gibi, en baştan adım adım her şeye yeniden başladım. Türkiyenin oldukça iyi okullarında, iyi bir eğitim aldırmak için uğraştım. Çok zaman umutsuzluğa düştüm, ama başardım. Büyük oğlum başarılı bir Mimar, küçük oğlum Mühendislik Fakültesinde okuyor.  Özellikle küçük oğlumun okul ve sınav dönemini, yaşadığım zorlukları herkesle paylaştım. Aslında beni takip eden, hiç tanımadığım ama gönül birliği yaptığım insanların bana verdiği güçle başardım. Elele, birlik içinde, doğru mesajlar vererek başarı imkansız olmuyor. Takipçilerimin büyük bir bölümü kadınlardan oluştuğuna göre, bu serüvende onların bana verdiği destek büyük önem taşıyor.
   Dil ve eğitim konusunda ne kadar zorlandıysam, yemek konusunda da o kadar zorlandım. Süt ve su dahil her şeyi reddettiler.Yemek yemeyi çok seven çocuklarım daha çabuk adapte olması için birseyler yapmalıydım. Ben şöyle bir karar aldım, oradaki yemek kültürüyle ülkemizin ürünlerini harmanlayarak çocuklarımın seveceği neler yapabilirim?  Bunu da başardım ve bir yandanda bir blog açtım, reçeteleri insanlarla paylaştım. Kısa zamanda büyük kitlelere ulaştım. Yemek ve fotoğrafçılık konusunda eğitim almadan, bu kadar büyük kitlelere ulaşmak, olumlu dönüşler almak benim sıkıntılı geçen yıllarımı unutturdu. Bir ev hanımında neler yapabileceğini, herkes gördü, destek oldu  ve taktir etti. Kendinize güvenin, gücünüzün, yaratıcılığınızın farkına varın ve adım atın, sakın korkmayın...


Orkun Gül: “Bu konferansla güçlü kadın hikayelerini daha fazla kişiye ulaştırmak istiyoruz”

Açılışta konuşan AVON Türkiye Genel Müdürü Orkun Gül, “Avon olarak bir güzellik ve kozmetik şirketi olmanın yanında çok değerli bir misyonumuz var. Dünyada 130, Türkiye’de 24 yıldır kadınları güçlendirmek için çalışıyoruz. Kadınlara ekonomik özgürlüklerini kazandıran iş modelimiz ile hayatlarında bazen ufak, bazen büyük farklar yaratıyoruz. Bu konferans ise ülkemizdeki güçlü kadın hikayelerini daha fazla kişiye ulaştırsın, daha fazla kadına ilham versin istiyoruz” dedi.


Çağlar Göğüş: “Güçlü kadınlar, daha güzel bir hayat demek”

Hürriyet İcra Kurulu Başkanı Çağlar Göğüş ise, “Güçlü kadınlar; güçlü nesiller, güçlü ve düzenli bir iş gücü ve daha güzel bir hayat demek. Hürriyet, kadınların erkeklerle eşit şekilde temsil edilmesini, şiddetin her türlüsünden korunmasını, istihdamda hak ettikleri yeri almasını, ayrımcılığı önleyecek yasaların hayata geçirilmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliği için gereken adımların ivedilikle atılmasını sağlamak için her türlü desteği veren ve çalışmalar yapan bir marka. Kadınların güçlenmesine inanan, icra kurulunun yarısı kadın olan öncü bir kurumun yöneticisi olarak bu konferansa destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.


Haklarını Bilen Kadınlar panelinin konuşmacıları; Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, LL.M Yeditepe Ü.H.F Öğretim Görevlisi İKKB Koordinatörü Nazan Moroğlu , SUTEKS Group Yönetim Kurulu Başkanı, WEPs İş Dünyası Sözcüsü Nur Ger, Dr. Fatoş Karahasan’ın moderatörlüğünde kadınların haklarını bilmeleri ve bu hakların peşinde koşmalarının ne kadar önemli olduğunu anlattı.
Cesur Kadınlar panelinde konuşma yapan KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, Big Chefs Cafe & Brasserie Kurucu Ortak & CEO Gamze Cizreli, AVON Temsilcisi Çiğdem Çimen ise Yonca Tokbaş modatörlüğünde yaptıkları söyleşide “Farklı zamanlarda yaşanan başarısızlıklara karşı yeniden ayağa kalkma gücünü kendimizde bulduğumuz ve azmimizi kaybetmediğimiz sürece başarılı oluruz.” mesajı verdiler.
İyiliği yayan kadınlar panelinde ise AVON Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika İletişim Direktörü Hande Orhan, Hassas anne olarak bilinen blogger Ece Kumkale, Üşengeç Şef olarak bilinen blogger Dilek Yeğinsu konuşmacı olarak yer aldı. Cengiz Semercioğlu moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, ‘iyiliği yayma’ konusunda sosyal medyanın gücü vurgulandı. Sosyal sorumluluk projelerinin ve olumlu hikayelerin, sosyal medyada daha çok paylaşılmasının desteklenmesi gerektiği belirtildi.


Demet Akbağ: “Hayalleri hep baş tacı yapın”

İlham Veren Kadınlar oturumunda konuşan oyuncu Demet Akbağ, “Benim çocukluk kahramanım, Ayşegül vardı. Ayşegül tatilde, Ayşegül seyahatte… Ben hep o Ayşegül’ü hayal ettim ve o hayalin peşinden koştum. Sizlere de önerim bu olabilir. Hayal kurmak çok ciddi bir iş. Bugün büyük başarı hikayeleri dinledik. Onları inanılmaz kılan, hayallerinin peşinden koşmaları. Ben de kendi mesleğim adına hayal ettiğim şeyin peşinden koştum. Hayalleri hep baş tacı yapın” diye konuştu.


Dilek Livaneli: “Evren eylemi destekler”

Samsun Kumköyü İlkokulu Öğretmeni Dilek Livaneli, görev yaptığı köyde hem çocuklar hem kadınlar için yarattığı dönüşüm hikayesini anlattı. “Evren eylemi destekler.” diyerek harekete geçtiğini söyleyen Dilek Livaneli, şunları kaydetti: “Bütün kadınlarda ciddi bir liderlik becerisi olduğunu düşünüyorum. Ben öğretmenliğin içinde liderlik becerileriyle bir şeyler yapmaya çalıştım. Liderlik, kendinin ne kadar üstün olduğunu göstermek değil, karşındakilere ne kadar üstün olduklarını hissettirebilmektir. Ben bunu denedim. Köy kadınlarıyla bir ekip kurmaya çalıştım. Bir köy öğretmeni bunu yapabiliyorsa, iş dünyasındaki kadınlar neler yapmaz? İnsanlar sizi düşündüğünde gülümsüyorsa doğru yolda olduğunuzu düşünüyorum. Etrafınızdaki kadınlara en iyisini hissettirmek için çalışmanızı diliyorum.”


Leyla Alaton: “Kolay pes etmem. Her zaman B ve C planı olduğuna inanırım”

Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton ise, “İflah olmaz bir iyimserim. Seçimini iyi yaparsan; ‘iyi ve pozitif olanı seçeceğim’ dersen her şey kolaylaşıyor. Bir de B ve C planına aklım iyi çalışıyor. Kolay pes etmem. Neden pes edeyim ki? Realistim ama güçlüyüm. Bu olmazsa başka bir çare buluruz. Sonunda ölüm yoksa sorun yok diye düşünüyorum. B değilse C; C değilse D planıyla ilerlerim” dedi.


Güçlü Kadın Manifestosu
Konferansın sonunda Öğretim Görevlisi, Gazeteci, Yazar Dr. Fatoş Karahasan konuşmalardan yola çıkarak hazırlanan ve tüm kadınları harekete geçmeye çağıran Güçlü Kadın Manifestosu’nu okudu.

Manifesto şöyle:
  • “Geleceği GÜÇLÜ Kadınlar şekillendirecek, şimdi kadınlar olarak güçlenme zamanı!
  • Şimdi haksızlıklardan şikayet etmeyi bırakıp haklarımızı bilme zamanı.
  • Bazen kendi tercihlerimiz, bazen de koşullarımızdır yolumuzu tıkayan… Şimdi cesaretimizi toplayıp ilk adımı atma zamanı.
  • Hepimiz başarabileceği en azından 1 şey var. Potansiyelimizi keşfetme ve kendimizi onurlandırma zamanı.
  • Kadınların gücü kalbindekini cömertçe paylaşabilmektir. Şimdi kalbini açma, iyiliği yayma zamanı.
  •  “Sen yapamazsın” diye yıllarca kulağımıza fısıldanmış. Şimdi hem kendimizi hem birbirimizi “Yapabilirsin” diyerek yüreklendirme zamanı.
  • Her kadın aslında bir başarı hikayesidir. Kendi hikayemizin kahramanı olma zamanı.
  • Güvenen, azimli, cesur, iyiliği yayan, umut veren kadınlar olarak harekete geçip çalışma zamanı.


Bu konferansta emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...

devamı
@gul_tasarimm