28 Mayıs 2016 Cumartesi

TROPICANA’DAN NOSTALJİK LEZZETLER, TROPICANA YENİ PASTANE SERİSİ






Türkiye’nin en iyi bilinen yörelerinden topladığı meyveleri ve dünyaca ünlü meyve suyu uzmanlığı ile kısa sürede meyve suyu pazarında güçlü bir yer edinen Tropicana, nostaljik pastane tatlarından esinlenerek yarattığı Tropicana Pastane Lezzetleri serisi ile kültürel değerlerimize sahip çıkıyor… 
Dünyanın en çok satan 1 numaralı meyve suyu markası Tropicana’nın yeni lezzetleri; pastanelerin unutulmaz  tatları, ferahlatıcı Limonata, İnce Parçacıklı Portakal ve Vişneli içecekleri raflarda yerini aldı. Ev davetlerinin vazgeçilmez tatları pastane ürünleri, kek, börek ve hamur işleri ile çok uyumlu olan Tropicana Pastane serisi içeceklerinin lezzetli ikramlarla birlikte tadıldığı gurme turunda içeceklerin ferahlatıcı etkisi dikkat çekti.

Tropicana Marka Müdürü Yaprak Ağaca; “Tropicana Türkiye pazarına 3 yıl önce girdi. Türk tüketicisinin en çok tükettiği aromaları ambalajlı meyve suyu olarak sunuldu. Türkiye’nin tercih edilen yerel meyvelerini, isimleriyle özdeşleşmiş, en bilinen yörelerinden toplandı ve tüketiciyle buluştu. Tropicana Pastane serisi ile yerel meyvelerin ardından yerel değerlerimizi de koruduğumuzu ispat ediyoruz. Türkiye’nin yıllar öncesine dayanan pastane kültürünü o lezzetlerin Tropicana uzmanlığı ile harmanlanmış yeni versiyonları ile kutluyoruz. Pastane lezzetlerimizin yanına en çok yakışan ve yaz günlerinde ferahlamak için ilk akla gelen unutulmaz pastane içeceklerimizi tüketicilere sunuyoruz.” diye konuştu. 

Tropicana Pastane Lezzetleri serisi üç yıllık bir araştırma geliştirme çalışmalarının ardından ortaya çıkmış bir ürün serisi. Limonata, parçacıklı Portakal ve Vişne içeceklerinden oluşan seri için Türkiye’nin en ünlü pastaneleri taranarak geniş bir araştırma dönemi kaydedildi. Türk pastane meşrubatları kültürünün devamı niteliği taşıyan Tropicana Pastane Lezzetleri serisi özellikle içecek dışı diğer pastane lezzetlerinin yanında ki uyumu ile dikkat çekiyor.

Ünlü tarihçi ve seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç, İstanbul’un eski pastanelerini ve pastane kültürünü anlattığı gezimizde nostaljik anlar yaşattı. Saffet Emre Tonguç  1800’lerde Beyoğlu Pera bölgesinde başlayan pastane kavramının Türk gastronomi tarihindeki önemini anlattığı turunda İstanbul pastanelerinin tarihten bu yana sahip oldukları ‘ilk’ lere yer verdi. Avrupa yakasında Gezi Pastanesi ile başlayan nostaljik pastane gezimiz, Karaköy Murat Muhallebicisi, Cihangir’deki Savoy Pastanesi’nden sonra Anadolu yakasındaki Cemilzade Şekerlemecisi ve Görgülü Pastaneleri ile son buldu. 


Her gittiğimiz mekan son derece titizlikle hazırlanmıştı. Tattığımız lezzetler ve yanına eşlik eden Tropicana ürünleri damağımda, lezzetleri tadarken çalan canlı müzik kulaklarımda, Saffet Bey'in, Tropicana yetkililerinin , Medya Evi ve B'Event firmalarının misafirperverliği gönlümde derin bir iz bıraktı. Buradan hepsine sonsuz teşekkürlerimi gönderiyorum.


Gezi Pastanesi 




Badem Ezmesi
Cemilzade


SAFFET EMRE TONGUÇ İLE 
PASTACILIK  TARİHİ ÜZERİNE KISA NOTLAR


  • Neolitik kalıntılar ilk pastaların öğütülmüş, ıslatılmış ve sıkıştırılmış tahıllardan yapıldığını gösteriyor. Arkeologlar muhtemelen sonrasında sıcak taşların üzerinde pişirildiğini düşünüyor. Günümüzdeki tahıllı bisküviler gibi düşünebiliriz.
  • Yunanlılar pastalara “düz/flat” anlamına gelen “plakous” adını verirlermiş. Pastalar genellikle yemiş ve bal karışımından yapılırmış.
  • Törenlerde pasta yenmesi Antik çağlardaki dinsel ritüellere dayanıyor. Keklerin şekilleri ise genellikle yuvarlak olurmuş. Nedeni dinsel sebepler; ay ve güneşin dönemsel şekillerini yansıtması ile bağlantılı. 
  • Ayrıca yuvarlak şekil,yaşamın döngüsel doğasını sembolize edermiş.
  • Ortaçağ İngiltere’sinden kalan kaynaklarda geçen pastalar, bugün bildiğimiz anlamdaki pastadan uzak daha geleneksel unlu tatlı tarifleri.
  • Pastacılığın bugünkü haline dönüşümündeki devrim, krem şantinin keşfedilmesiyle yaşanmış. Tarih 18. yüzyıl başları. Ünlü Fransız Pasta Şefi Caremele, birçok yeni krema ve tatlandırıcı geliştirerek pastacılıkta dönüşümün baş aktörlerinden olmuş.
  • 19. yüzyıl ise sanayi devrimi ile birlikte gelişen teknoloji sayesinde pişirme metodlarının geliştiği dönemi başlatmış. Demir yollarının kurulmasıyla ve seri üretimin başlamasıyla, pasta malzemeleri daha ucuz ve kolay ulaşılabilir hale gelmiş ve sektör olarak gelişmiş. 
  • 1835 yılında kabartma tozu üretilerek satışa sunulmuş.
  • Fransa’da pastacılığın yayılmasına Fransız İhtilali neden olmuş. O güne dek kraliyet sarayında ve imtiyazlı ailelerde çalışan pastacılar işlerini kaybettikten sonra geçinmek için ülkenin dört bir yanında pasta imalathaneleri kurmuşlar. Günümüzün butik pastacıları gibi düşünebilirsiniz. Bu dönem, pastacılığın giderek geliştiği ve halk arasında yayıldığı dönem olmuş.





Budapeşte Tatlısı
Murat Muhallebicisi

Savoy Pastanesi

TÜRKİYE’DE PASTACILIK

  • Şeker hem az bulunan hem de dolayısıyla pahalı bir yiyecek olması nedeniyle asırlar boyu sadece seçkinlerin damak tadını şenlendirmiş. Osmanlı’da da gerçek değişmemiş. Halk tatlı yiyecekleri sadece bayram, düğün, sünnet gibi özel günlerde tüketirmiş. 
  • Osmanlı’da şerbetli tatlıların ağırlıklı olduğu tatlı mutfağı Arap-Fars-Selçuklu karışımı bir mirasın yadigârı. Tatlı yelpazesine pastaların girişi ise 19. Yüzyılın ikinci yarısına rastlıyor. 
  • 19. yüzyılın ikinci yarısı ve 20. Yüzyıl başında saray mutfağında “Şokolalı Karamel, Frenk Üzümü Pastası, Silezya Köpükleri” gibi Avrupa lezzetleri yer almış.
  • İstanbul’da pastacılık iki yolla yayılmış. Biri gayri Müslümler ile İstanbul’a, diğeri de Doğu Karadeniz’den Rusya ve Polonya’ya göç eden nüfusun geri dönüşüyle Anadolu’ya.
  • 19. yüzyılda Doğu Karadeniz halkı tarıma elverişli arazilerin azlığı nedeniyle yaşanan ekonomik sıkıntılar 1. Dünya Savaşı’nın getirdiği zorluklarla birleşince göç etmeye başlamış. En çok gidilen şehirler arasında, yakınlığı sebebiyle öncelikle Batum yer almış; Varşova, Petrograt, Tallin, Moskova, Mugilov, Berdiçev, Odessa, Sivastopol, Yalta, Kefe, Ryazan, Kazan, Tiflis, Gence, Rostov, Soçi, Poti de göç edilen yerler arasındaymış.
  • Özellikle Hemşin, Çayeli ve Kemalpaşa’dan giden göçmenler artık bir Cumhuriyet’in kurulduğu ülkelerine döndüklerinde, en iyi bildikleri işi yapmak istemişler o da pastacılık. Ankara, İstanbul, İzmir başta olmak üzere birçok kentte birbiri ardına pastaneler açmışlar. 
  • Bunlar arasında; Kadıköy’de açılan Kars Pastanesi, Ankara’daki Milka ve Flamingo pastaneleri, İzmir Reyhan Pastanesi, Isparta’daki Asya Pastanesi, Bodrum’da 1968 yılında Çamlıhemşinli Yakup Hoştan tarafından Girit muhacirinden devralınan fırının yerine açılan Yunuslar Karadeniz, Hemşinli pasta ustalarının açtıkları yerler arasında yer alıyor.
  • Zaman içinde Batılı tatlı ustalarının teknikleriyle hazırlanan tatlı ve tuzlu hamurlar, pasta, kek ve bisküvi tarifleri, yemek kitapları sayesinde ülkemizde yaygınlaşmış. Cumhuriyet Türkiye’sinin kız enstitüleri de alafranga pastacılık tekniklerinin öğrenilmesini ve uygulanmasını sağlamış.


İSTANBUL’DA PASTACILIK GELENEĞİ

  • İmparatorluğun başkenti olan İstanbul, Avrupa etkisiyle Osmanlı mutfağına giren pastacılık ürünlerinin de ilk tadıldığı yermiş doğal olarak. İstanbullular bisküvi, tart, pasta, mereng, krema, puding, şarlot gibi o dönem için “alafranga” olarak nitelendirilen tatlıları ilk kez Pera’da açılan pastaneler aracılığıyla tanımış. 
  • Bu pastaneler aynı zamanda Osmanlı’daki batılılaşma hareketlerinin de bir parçası olmuş. Çünkü o güne kadar pastane – kafe kavramı geçerli değilmiş; tatlılar, hamur işleri ya da bunlara ilişkin malzemeler fırınlardan, börekçilerden, lokumculardan ya da baklavacılardan alınırmış. 
  • Pera’da bulunan en eski pastanelerden biri Osmanlı sarayına da hizmet veren Mösyö Vallaury’nin dükkânıymış. Vallaury’nin şık dükkânında Paris’ten getirtilen kutularda çikolata drajeleri, şekerlemeler, bonbonlar ve özel sipariş üzerine pasta ve pötifurlar satılırmış. 
  • Pâtisserie Lebon, dönemin bir diğer meşhur pastanesiymiş. Vallaury’nin yanında çalışan M. Lebon tarafından açılan pastane, hem kafe hem de restoranmış.
  • Mullatier, Tokatlıyan Oteli’nin pastanesi, Markiz, Nisuaz, Baltzer, dönemin meşhur pastanelerinden sadece birkaçı. 
  • Pastanelerde sunulan ürünler Fransız pasta sanatını yansıtırmış.
  • İstanbul’a Avrupalılar tarafından tanıtılan pastane kültürünün yaşatılmasını daha sonra gayrimüslim Osmanlı tebaası ve Bolşevik devriminden kaçarak İstanbul’a sığınan Beyaz Ruslar’la, Balkanlar’dan göç eden Yugoslav ve Arnavutlar devralmış.
  • Geçmişin damak tadını günümüzde devam ettiren en eski İstanbul pastanelerinden biri olan Baylan, Arnavutluk’tan göç eden Filip Lenas tarafından kurulmuş. Mullatier’in yanında çalışmaya başlayan Lenas, ilk dükkânını 1923 yılında Loryan adıyla Beyoğlu’nda açmıştı. Baylan ilk pastane değil ama kuruluşundan bu yana aralıksız hizmet veren ülkemizin en eski pastanelerinden biri.


PASTACILIK HİKAYELERİ

  • Baylan Pastanesi yakın dönem kültür dünyamıza “Baylancılar Akımı”nın tanımının girmesine neden olmuş. Pastanenin artık ne yazık ki açık olmayan Beyoğlu Şubesi özellikle 1950-60’lı yıllarda çok sayıda edebiyatçı ve sanatçının buluşma noktasıymış. Bu isimler arasında Atilla İlhan, Oktay Akbal, Behçet Necatigil, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Haldun Taner, Cemal Süreyya, Peyami Safa, Orhan Kemal gibi isimler yer alırmış. 
  • Edebiyatımızdaki sosyal-realist akımın parçası olan yazarların pastanenin müdavimleri arasında yer alması ve burada yapılan fikir toplantıları, “Baylancılar Akımı” isminin doğmasına neden olmuş.
  • Rusya’da pastacılık yapan Hemşinliler işi o kadar iyi öğrenmiş ve titiz çalışmışlar ki onların dükkânlarıyla rekabet edemeyen bazı Rus fırıncılar iflas etmiş. Hemşinliler akıllı davranarak özellikle burjuva sınıfıyla ilişki kurmuşlar. Önce Rusça öğrenmeye çalışmışlar. Bunun için de bol bol gazete okurlarmış. Dolayısıyla hem dünyadaki gelişmelere hakim hale gelirlermiş hem de Avrupa’yı tanıyabilmişler. Birçoğu sadece pastacılık öğrenmekle kalmamış resmi görev de almış; memurluk, kooperatifçilik gibi işler yapmış.
  • Çamlıhemşin’de Mayıs ayında, bu yıl 2. Kez Uluslararası Pastacılar Festivali düzenlendi.


27 Mayıs 2016 Cuma

Limon Kremalı ve Merengli Cupcake



Malzemeler:

  • 210 gr. un
  • 200 gr. şeker
  • 4 gr. kabartma tozu ( yarım paket kadar)
  • 4 gr. karbonat (1/2 tatlı kaşığı kadar)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 120 ml. süt
  • 85 ml.sıvı yağı
  • 30 gr. tereyağı (eritilmiş)
  • 2 orta boy yumurta
  • 60 ml. limon suyu
  • 1 tatlı kaşığı limon rendesi
  • 1 tatlı kaşığı vanilya özütü veya vanilya
Yapılışı:

Fırını 175C'de ısıtın. Orta boy cupcake kalıplarını hazırlayın.
  1. Un, karbonat, kabartma tozu, tuz, şekeri bir kaba koyun ve tel çırpıcı ile karıştırın. 
  2. Başka bir kapta süt, tereyağı, vanilyayı ve sıvı yağı çırpın. Yumurtaları ekleyip homojen olana kadar karıştırın. Mikserde kullanabilirsiniz.
  3. Limon suyu ve rendesini ekleyip karıştırın.
  4. Unlu karışımı iki kerede, bir spatula yardımıyla sıvılara yedirin. Sadece karışsın yeterli, çırpmayın.
  5. Cupcake kalıplarına bölün. Isınmış fırında 18-20 dakika kadar, kürdan kontrolü yaparak pişirin.
  6. Fırından alın ve soğumaya bırakın.
Adapted from Tessa Huff


Limon Kremalı Dolgu:

Bloğumda yer alan Limon Krema reçetesini kullandım. Reçeteye Buradan ulaşabilirsiniz.
Hazırladığınız kremayı, orta boy bir duy takılmış sıkma torbasına koyun.
  • Cupcakelerin iç kısmını ince uçlu bir bıçak yardımıyla oyun, kremayı taşırmayacak şekilde içine sıkın.



Beyaz Krema (White Cloud Frosting)

Bu kremayı, aynı gün içinde yapıp, tüketmenizi tavsiye ederim.
Şeker termometresine ihtiyacımız olacak, eğer yoksa açıklamasını yazacağım.
  • 115 gr. yumurta beyazı
  • 1/2 çay kaşığı limon suyu
  • 340 gr. şeker
  • 65 ml. su ( 1/4 cup)
  1. Şeker ve suyu tencereye koyalım. Orta ateşte, şeker eriyene kadar karıştıralım ve kaynamaya başlasın.  Termometreyle ölçelim. 116 C'ye ulaştığında ( 120 C'de ocaktan alacağız) yada üstünde kabarcıklar azalana ve büyük  gözenekler  halinde olana kadar kaynayıp, koyu bir kıvam almaya başladığında, 
  2. Yumurta beyazlarını ve limon suyunu karıştırma kabına koyalım. Mikser ile orta hızda çırpmaya başlayalım.
  3. Yumurtalar köpürdüğünde, hızlı devirde, 120 C'ye gelen şerbeti, iplik gibi eklemeye başlayalım ve 5 dakika, kabarıp bembeyaz bulut gibi olana kadar çırpalım.
Montaj:
  • Kremayı sıkma torbasına koyup, dilediğiniz gibi cupcakeleri süsleyebilirsiniz. Eğer pürmüzünüz varsa üstünü hafif yakabilirsiniz. 
Adapted by Passion for Baking
devamı

20 Mayıs 2016 Cuma

Kahve Kremalı Brioche Donut





  Bu reçeteyi uzun zaman önce yapmıştım. Biraz sabır ve incelik isteyen, reçeteye sadık kalınması gereken bir tarif. Bu reçetedeki gramajlara mutlaka uymanız gerekiyor. Bu sebeple mutfak tartısı, gıda termometresi ve mümkünse stand miksere ihtiyacınız olacak. Stand mikser yoksa kol kaslarınızı oldukça fazla çalıştırmanız gerekebilir:)

Brioche İçin Malzemeler:
Adapted from Hintofvanilla, Original by Bouchon Bakery Cookbook

  • 518 gr. un
  • 10 gr. instant maya
  • 74 gr. şeker
  • 9 gr. tuz
  • 212 ml. süt, (23 C)
  • 111 gr. yumurta
  • 1 vanilya çubuğu (ortadan, boyuna doğru ikiye kesin ve çekirdeklerini bir bıçak ile sıyırarak çıkartın)
  • 55 gr. oda sıcaklığında tereyağı


 Yapılışı:
  1. Unu ve mayayı karıştırma kabına koyun ve karıştırın.
  2. Şeker, tuz, süt, yumurta ve vanilyayı ekleyin.
  3. Stand mikser kullanıyorsanız paddle ayağı ile en düşük hızda 4-5 dakika yoğurun. Elinizle yoğuruyorsanız 10 dakika kadar yoğurmanız yeterli olur.
  4. Mikserin hamur yoğurma aparatını takın.
  5. Tereyağını küçük parçalar halinde, tek tek eklemeye başlayın. Bir parça karışmadan diğer tereyağını eklemeyin.
  6. Stand mikser ile düşük hızda 25 dakika, elinizle 30 dakika kadar yoğurmanız gerekebilir.
  7. Ele yapışmayan yumuşak ve elastik bir hamur kıvamında olmalı.
  8. Hamuru hafif unlanmış tezgaha alın. Elinizle hafif bastırın. Sağ kenarını sol tarafa, sol kenarını sağ tarafa katlayın, ters çevirin. Üstüne strech film sarıp 1 saat mayalanmaya bırakın.
  9. Aynı işlemi tekrar uygulayın.
  10. Yoğurma kabına hafif zeytinyağı sürün. Hamuru içine aktarın. Hava almayacak şekilde sarın.  8-12 saat kadar buzdolabında dinlenmeye bırakın.
  11. Hamuru gece yoğurmanızı ve sabaha kadar mayalanmasını öneririm.
İkinci Gün:

Önce Pastacı Kremasıyla başlayalım.


Adapted from Dorie Greenspan, Baking From My Home To Yours


Malzemeler:
  • 480 ml. süt
  • 20 gr. kahve çekirdeği
  • 1 vanilya çubuğu veya vanilya 
  • 100 gr. şeker
  • 6 yumurta sarısı ( orijinal reçetede 6 yumurta sarısı, ben 5 yumurta sarısı kullandım.)
  • 40 gr. mısır nişastası
  • 55 gr. tereyağı oda sıcaklığında 

Yapılışı:

  1. Kahve çekirdeklerini bir bezin arasına koyun ve kesme tahtasıyla veya sert bir şeyle vurarak iki,üç parçaya kırın. Süte ekleyin.
  2.  Ocakta  sütü bir tasım kaynatın ve  ocağı kapatın. 30 dakika bu şekilde beklesin, Kahve  süte bütün lezzetini versin. Süzgeçten süzün.
  3. Vanilya çubuğunu, ikiye bölüp çekirdekleri bıçakla sıyırarak çıkartın ve süte karıştırın.
  4. Sütü tekrar ocağa alın ve kaynama noktasına kadar ısıtın.
  5. Şekeri ve yumurtaları rengi açılana kadar ve krema gibi olana kadar çırpın.
  6.  Nişastayı,  yumurtalı karışıma ekleyin ve homojen olana kadar karıştırın.
  7. Sıcak sütü, yumurtalı karışıma temperleme yöntemiyle ekleyin. Önce yarım çay bardağı kadar ve sürekli çırparak, daha sonra azar azar ve çırpmayı bırakmadan ekleyin ve çırpmaya devam edin.
  8. Tekrar ocağa koyup, koyulaştıktan sonra 2 dakika daha pişirip ocaktan alın.
  9. 5 dakika bekletip, tereyağını küpler halinde ekleyin ve çırpın.
  10. Başka bir kaba aktarın. Üstüne yapışacak şekilde strech film ile sarıp, ince uçlu bir bıçak ile bir iki delik açın. Bunu yapmamızın sebebi, buhar yapıp kremanın kıvamının bozulmaması içindir.
  11. Oda sıcaklığına gelince buzdolabına kaldırın. Kullanmadan önce mikser ile çırpıp o sekilde kullanın. 

Hamurun Hazırlanması:
  1. Tezgaha un serpin. Hamuru tezgaha alın. Merdane yardımı ile 28 cm. daire şeklinde açın. 
  2. Eğer 8 - 9 cm. lik yuvarlak kurabiye kesme kalıbınız var ise onu kullanarak kesebildiğiniz kadar daire şeklinde hamurlar kesin.
  3. Eğer yok ise su bardağı kullanabilirsiniz.
  4. Tepsiye pişirme kağıdı serin ve hafif unlayın. Kestiğiniz hamurlara tepsiye aktarın. Üstüne değmeyecek şekilde sterch film ile örtün. Sıcak ve nemli  bir ortamda  1 - 1.5 saat kadar ikinci mayalama işlemi gerçekleşsin. Size tavsiyem 1 büyük su bardağı sıcak suyu ve hamuru, fırının içine koyun, burada mayalansın.
  5. Kenarlardan çıkan hamuru tekrar yoğurun ve isterseniz bu hamurla, minik donutlar hazırlayabilirsiniz. Aynı şekilde üstünü sarıp mayalanmaya bırakın.
  6. Büyük bir kaba, tarçın ve pudra şekerini karıştırarak hazırlayın. Bu karışım, kızaran donutlar için kullanılacak.

Pişirme İşlemi:
  1. Derin ve çift tabanlı bir tencerenin yarısına kadar, Ayçiçek veya Canola yağı koyun.
  2. Termometre ile 175 C'ye ulaşana kadar kontrol ederek ısınmasını bekleyin.
  3. Kızatırken termometre sürekli aynı derecede kalmalı, baktınız çok ısındı hemen ocaktan biraz alın ve ısıyı düşürün. Hep kontrollü olmak durumundasınız.
  4. Hamurları 2 adet olacak şekilde yağa bırakın. Bir tarafı 2 dakika, diğer tarafı 1 dakika olacak şekilde kızartın.
  5. Kızaran hamurları bir süzgece alın ve 5 dakika soğuduktan sonra tarçınlı şeker ile kaplayın. 
  6. Kalan tüm hamurları aynı şekilde kızartın ve aynı işlemleri uygulayın.
  7.  Krema sıkma torbasına orta boy yuvarlak duy takın. Kremayı torbaya koyun ve donutların bir köşesinden delerek içini doldurun.

Hemen veya aynı gün içinde tüketmenizi öneririm. Afiyet olsun.
devamı

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Yoğunlaştırılmış Sütlü ve Hindistan Cevizli Kek


   


  Bu reçete için öncelikle "Yoğunlaştırılmış Süte" ihtiyacınız olacak. Reçeteye buradan ulaşabilirsiniz. Normal sütle olmaz çünkü içindeki şeker oranı malzemelere göre ayarlanmış. Bu şekerli süt bambaşka bir lezzet veriyor. Beni dinleyin pişman olmazsınız. Bir diğer husus, bu keki ikinci gün tüketin, aromalar daha yoğunlaşıyor ve lezzetine lezzet katılıyor.

Malzemeler:

  • 225 gr. oda sıcaklığında tereyağı
  • 100 gr. şeker
  • 1 tatlı kaşığı vanilya özütü veya vanilya
  • 230 ml. yoğunlaştırılmış süt ( 3/4 cup sweetened condensed milk)
  • 3 large yumurta,oda sıcaklığında
  • 1 1/2 cup hindistan cevizi
  • 210 gr. un
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı tuz


Yapılışı:

Fırını 160 C'de ısıtın. Kek kalıbını tereyağı ile yağlayın ve un serpin. Unun fazlasını silkeleyin.
  1. Un, kabartma tozu ve tuzu bir kaba eleyin ve kenarda beklesin.
  2. Karıştırma kabına tereyağı ve şekeri koyun. 4-5 dakika kadar yüksek hızda rengi açılana ve krema kıvamına gelene kadar karıştırın.
  3. Yumurtaları teker teker ekleyin. Biri karışmadan diğerini eklemeyin.
  4. Yoğunlaştırılmış sütü ekleyin ve karıştırın.
  5. Unlu karışımı iki seferde ekleyin ve sadece karışsın yeterli, kesinlikle fazla karıştırmayın.
  6. Hidistan cevizinide ekleyip spatula ile karıştırın.
  7. Fırının orta bölmesinde 50-55 dakika kadar pişirin. Kürdan kontrolü yapmayı unutmayın.
  8. 10 dakika kalıpta soğuduktan sonra servis tabağına alın.
Sade olarak tüketebileceğiniz gibi, 100 gr. kadar beyaz çikolatayı benmari eritip üstüne gezdirebilirsiniz. Ben öyle tercih ettim. Yada çırpılmış krema ve taze meyveler ile tüketebilirsiniz.
Adapted from Fatgirltrappedinaskinnybody.com





devamı

Yoğunlaştırılmış Şekerli Süt - Sweetened Condensed Milk









        Adından da anlaşılacağı gibi, sütün şekerle kaynatılarak yoğun  kıvam almış hali, dondurma yapımında, keklerde, pie ve tartlarda, kahve kreması olarak ve bir çok üründe sos olarak kullanabileceğiniz son derece lezzetli bir ürün. Yurt dışında olan ve ülkemizde bulunmayan bir ürün olduğundan, her zaman ki gibi kendim yapmaya karar verdim. Oldu mu diye sorarsanız, tadını ve kıvamını iyi bilen biri olarak, kesinlikle mükemmel oldu diyebilirim.



Malzemeler:

  • 720 ml. günlük yağlı süt ( Eğer sütçüden taze süt bulursanız daha iyi olur. 2 saat boyunca kaynayacağı için, kaynatma işlemi uygulamayın.)
  • 200 gr. şeker
  • 1 tatlı kaşığı vanilya özütü
Yapılışı:
  • Çift tabanlı, derin bir tencereye şekeri ve sütü koyun.
  • Orta ateşte şeker  eriyene kadar karıştırın. Kaynamaya başlayınca ateşi kısın.
  • Ortalama 2 - 2 saat 15 dakika kadar kısık ateşte kaynasın.
  • Sütün oranı yarıya indiğinde ve kıvam alıp rengi döndüğünde olmuş demektir.
  • Vanilyayı ekleyin ve karıştırın.
  • Tencerede soğusun. Soğuduktan sonra cam bir kavanoza koyup ağzını sıkıca kapatın.
  • Buzdolabında 2 hafta tazeliğini koruyacaktır.
Adapted from food52.com


devamı

5 Mayıs 2016 Perşembe

Çilekli Rulo Pasta



Malzemeler:

  • 4 large yumurta, oda sıcaklığında
  • 150 gr. şeker
  • 30 gr. sıvı yağı
  • 30 gr. buttermilk ( 2 yemek kaşığı süte, 1 çay kaşığı limon suyu ekleyip karıştırın, 5 dakika beklesin)
  • 1 tatlı kaşığı elma sirkesi
  • 1 tatlı kaşığı vanilya özütü veya vanilya
  • 150 gr. un
  • 4 gr. kabartma tozu ( 1 paket kabartma tozunun yarısında biraz az)
  • 1 çay kaşığı tuz


Yapılışı:

Fırını 180 C'de fansız ısıtın. 22 * 32 cm. dikdörtgen kalıba pişirme kağıdı serin ve tereyağı ile tabanı yağlayın.
  1. Yumurtaları karıştırma kabına koyun.Mikser ile, yüksek devirde 5 dakika çırpın.
  2. Her seferinde, 1 yemek kaşığı olacak şekilde şekeri ekleyin ve 5 dakika daha yüksek devirde karıştırın.
  3. Sıvı yağı, buttermilk, vanilya özütü ve sirkeyi bir kapta karıştırın. Karışıma ekleyin ve 40-50 saniye karıştırın.
  4. Başka bir kapta un ve kabartma tozunu eleyin ve karışıma ekleyin. Un kaybolana kadar karıştırın. Mikserin düşük devrinde, 30 saniyeyi geçmeyin, eğer karışmamışsa, bir spatula yardımıyla, altan üste doğru dairesel hareketler ile karıştırın.
  5. Tepsiye dökün ve eşit bir şekilde yayıldığından emin olun.
  6. Fırının orta bölmesinde max. 12 dakika pişirin.
  7. İnce bir mutfak havlusunu veya bezi tezgaha yayın ve pudra şekeri serpin.
  8. Fırından pişen keki çıkartın ve bezin üstüne ters çevirin. Tabandan kağıdı çıkartın ve bezle birlikte rulo yapın. 1 saat kadar soğusun.
Adapted from Passionforbaking...

Mascarpone Krema:

  • 200 gr. mascarpone peynir, bulamazsanız Pınar Beyaz krem peynir
  • 240 ml. krema, çok soğuk
  • 50 gr. şeker
  • 1 vanilya çubuğu (boyuna ikiye kesip, bıçak ile çekirdeklerini sıyırın)
  • İsteğe bağlı, 1 limon rendesi
  • İçi için; 300 gr. yıkanmış, kurulanmış ve doğranmış çilek
Yapılışı:
  1. Peyniri 1 dakika kadar orta devirde, mikser ile karıştırın.
  2. Kremayı, vanilya çekirdekleri ve  şekeri ekleyip pürüzsüz olana kadar, yaklaşık 3 dakika çırpmaya devam edin. 
  3. 30 dakika kadar buzdolabında soğusun.
Montaj:
  • Keki dikkatli bir şekilde açın. Arasına kremayı sürün ve doğranmış çilekleri dizin.
  • Aynı şekilde tekrar rulo yapın. Üstüne pudra şekeri serpin. Kremanız arttıysa, benim yaptığım gibi üst kısmını süslemede kullanabilirsiniz. Hemen tüketebilirsiniz. Eğer hemen tüketmeyecekseniz buzdolabında muhafaza edin.  
devamı
@gul_tasarimm